İçeriğe geç
Başarı Spor Akademisi

Futbol

Çocuğunuz Futbolu Bırakmak İstediğinde Ne Yapmalı

4 dk okumaVedat Timuroğlu

Sahada futbol oynayan üç çocuk

Bırakmak isteyen bir çocukta asıl mesele sporun kendisi olmayabilir. Sebebi ayırt etmenin yolu, ara vermenin doğru kullanımı ve velinin söyleyeceği sözler.

Bırakmak isteyen bir çocukta ilk yapılacak şey ikna etmek değil, sebebi ayırt etmektir: sporun kendisinden mi, gruptan mı, antrenmandan sonra kalan yorgunluktan mı, yoksa geçen hafta yaşanan tek bir olaydan mı bahsediyor. Başarı Spor Akademisi'nin Kartal'daki futbol gruplarında bu cümleyi en çok ikinci ve üçüncü ayda duyarız ve çoğu zaman altında futbolla ilgisi olmayan bir sebep çıkar. Aşağıda o sebepleri nasıl ayıracağınızı, ara vermenin ne zaman işe yaradığını ve bu konuşmada söylediklerinizin neden sonucu değiştirdiğini bulacaksınız.

Sebebi ayırt etmek

"Futbolu sevmiyorum" bir çocuk için kullanışlı bir cümledir, çünkü kısadır ve daha fazla soru sorulmasını engeller. Altında genellikle daha dar bir şey vardır. Sorularınızı sporun tamamı yerine tek bir güne indirmek işe yarar: geçen antrenmanda ne yaptınız, en çok hangi bölüm zor geldi, kiminle eş oldun, antrenman bitince ne konuştunuz.

Bu sorular bir sorgulama gibi sorulursa çocuk kapanır. Arabada, yolda, göz teması olmadan sorulduğunda daha çok cevap alınır.

En sık karşılaşılan dört sebep

  • Grupta bir kişiyle sorun. Genellikle tek bir çocukla ilgilidir ve çözülmesi kolaydır. Antrenöre söylemek yeterli olur.
  • Kendini geride hissetmek. Aynı yaş grubunda aylarca gelişim farkı olabilir, çocuk bunu "ben beceremiyorum" diye okur.
  • Yorgunluk ve program. Okul, ödev ve antrenmanın üst üste bindiği bir hafta düzeni, sporun kendisinden çok daha yorucudur.
  • Beklentiden kaçış. Maç sonrası konuşmaların ağırlaştığı bir dönemde çocuk, gitmemeyi en kolay çözüm olarak görür.

İlk üçü çözülebilir sorunlardır. Dördüncüsü velinin kendi tarafından çözülür.

Sebebi ayırt etmenin en pratik yolu zamanlamaya bakmaktır. Cümle her antrenman öncesi geliyorsa mesele büyük ihtimalle programla ya da yorgunlukla ilgilidir. Yalnızca maç günlerinden sonra geliyorsa mesele performans baskısıdır. Bir hafta boyunca hiç gelmeyip belirli bir günün ardından tek seferde geldiyse, o gün bir şey olmuştur ve sorulacak soru sporun tamamı değil o gündür.

Ara vermek ile bırakmak aynı şey değil

Çocuk "bırakmak istiyorum" dediğinde, karşılığında verilecek en iyi cevap genellikle "tamam" ya da "olmaz" değil, süre koymaktır. Üç hafta daha gidip sonra yeniden konuşmak, çocuğa kararın kendisinde olduğunu gösterir ve size sebebi görmek için zaman kazandırır. Çoğu durumda üç hafta sonunda konu kapanır.

Gerçekten ara verilecekse bunun bir bitiş tarihi olmalıdır. Belirsiz bir ara, dönmeyi her hafta biraz daha zorlaştırır; çocuk grubun gerisinde kaldığını düşündükçe dönme isteği azalır. Sezon sonuna kadar ara vermek ve yeni sezonda temiz bir başlangıç yapmak, üç ay boyunca gidip gitmemeyi tartışmaktan daha iyi çalışır.

Bırakma kararı verildiğinde de son bir antrenmana gitmek işe yarar. Çocuğun grubuyla ve antrenörüyle vedalaşarak ayrılması, o sporu ileride yeniden denemesini kolaylaştırır.

Velinin sözlerinin etkisi

Antrenman çıkışında sorulan ilk soru, çocuğun sporla kurduğu ilişkiyi zamanla belirler. "Kaç gol attın" ve "iyi oynadın mı" soruları performansı ölçer; "bugün en çok ne eğlenceliydi" ve "en zor ne geldi" soruları süreci sorar. İkincisini duyan çocuk kötü geçen bir günü anlatabilir, birincisini duyan çocuk kötü geçen bir günü saklamayı öğrenir.

Aynı şey maç sonrası araba yolculuğu için de geçerlidir. O on beş dakika, haftanın çocuğun en çok hatırladığı bölümüdür.

Bir başka nokta da karşılaştırmadır. Kardeşiyle, arkadaşıyla ya da sizin çocukluğunuzla yapılan karşılaştırmalar motive etmez; çocuğun kendini ölçtüğü referansı dışarıya taşır ve bırakma isteğini besler.

Bırakmak her zaman kötü bir sonuç değil

Bir çocuk denediği sporu sevmeyebilir ve bu bir başarısızlık değildir. Futbolu bırakıp voleybola geçen bir çocuk sporu bırakmış olmaz; kendine daha uygun bir yere geçmiş olur. Asıl kaybedilecek şey branş değil, düzenli hareket alışkanlığıdır.

Bu yüzden bırakma kararının yanına ikinci bir soru konmalıdır: bunun yerine ne yapacak. Cevap belirsizse, karar bir süre daha beklemeyi hak eder.

Grupların yaşa göre nasıl ayrıldığını ve bir haftanın nasıl planlandığını görmek isterseniz futbol okulu sayfasına bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Zorla göndermek işe yarar mı?

Kısa vadede antrenmana gitmesini sağlar, uzun vadede genellikle ters teper. Süre koyarak devam etmek, yani belirli bir tarihe kadar gidip sonra yeniden konuşmak, hem çocuğu masada tutar hem de kararı zorlamadan verir.

Antrenöre söylemeli miyim?

Evet, ve mümkünse çocuk yokken. Antrenör grubun içinde olan biteni sizden daha yakından görür; sorunun tek bir eşle mi, bir alıştırmayla mı yoksa genel bir yorgunlukla mı ilgili olduğunu genellikle bir antrenmanda ayırt edebilir.

Kaç yaşındaki çocuklar en çok bırakmak ister?

Belirli bir yaş vermek doğru olmaz, ama iki dönem öne çıkar: sporun ilk iki ayı, yani heyecanın bittiği ve alışkanlığın henüz oturmadığı aralık; ve okul yükünün arttığı dönemler. İkisi de sporun kendisiyle değil geçişle ilgilidir.

Ara verirse geri döndüğünde geride kalır mı?

Kısa bir aradan sonra teknik olarak birkaç hafta geride başlar, bu telafi edilebilir bir farktır. Asıl zorlanılan yer grubun sosyal tarafıdır; bu yüzden aynı gruba dönmek, yeni bir gruba katılmaktan genellikle daha kolaydır.

Yazar

Vedat Timuroğlu

Başarı Spor Akademisi kurucusu ve baş antrenörü. 2007’den beri sporcu yetiştiriyor.

Profili gör
Bloga dön

SORUN VAR MI? SORUN.

Yazıda cevabını bulamadığın bir şey varsa yaz; antrenör ekibimiz dönüş yapsın.